21 Temmuz 2012 Cumartesi

Ölüm ve Sonrası- İmam Gazali





Kitabı okurken şöyle bir cümle kurmuştum ; İmamı Gazalinin Dil Belasını okuduktan sonra insanın nasıl konuşası gelmiyorsa Ölüm ve Sonrasını okudukçada o denli yaşayası gelmiyor…

Semerkand yayınlarından okudum kitabı.Dil konusunda hiç sıkıntı çekmedim.Kitabın en güzel özelliği :her hadisin kimden nakledildiği ve kaynağının ne olduğu bildiriliyordu,araştırmak isteyenler için.

Kitapda bilmediğiniz(yada bildiğiniz) çok fazla şey olmamasına rağmen hiç sıkılmadan tekrarlıyorsunuz kendininizi ,ayet ve hadisler ışığında. Bu anlamda ben istifade ettim. Ölümü tekrardan hatırladım kitabın etkisi süresince ağzımdan çıkan her kelama dikkat ettim,ameldeki ihlasa,niyete daha bir dikkat ettim(bilmem ne zaman dağılır bu bulut). Hesabı düşündüm,titredim. Etkilendim .İmam Gazali tokat gibi kurdu bazı cümleleri yüzüme.Bu yüzden kitabın ruhunu çok aktaramayacağımı düşünüyorum,ancak okunmasını tavsiye edebilirim nacizane.

Altını çizdiğim satırlara gelince;
Buhariden bir hadisi kutsi ‘’Kim Allah’a kavuşmayı(ölümü) istemezse, Allah da ona kavuşmayı istemez.’’
(bu hadisi ,ilgilii bazı arkadaşlar ‘ölümü istemeyiniz ‘ ile çeliştiriyor,iki isteiğin farklı niyetlerle olduğunu düşündüğümüzde doğruyu bulduğumuzu düşünüyorum.)

İbrahim-i Teymi şöyle der : ‘’İki şey benden dünya zevkini kesip attı; ölümü hatırlamak ve Allah Teala’nın huzurunda hesap vereceğimi düşünmek’’

Bu arada kitabın bana hatırlattığı en önemli şeylerden biri de şu oldu ki;(aslında hiç farkında değiliz) Allah’ın en hoşlanmadığı şeylerden biride uzun emellere sahip olmamızmış. Yani kısaca o kurduğumuz geleceğe dair hayaller…

Mülk suresinin 2. Ayeti insanı güzel ahlaklı olmaya sevk ediyor resmen buyrun :’’O (Allah) ki hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır’’

Ölüm sancılarının anlatımı ise çok etkileyici;  ‘’içinde ruh olmayan bir aza-organ acı duymaz. Acıyı ve sancıyı hisseden ruhtur. Ne zaman ki bir aza yaralansa veya yansa bunun etkisi ruha sirayet eder,azaya isabet eden maddi zarar nisbetinde ruh etkilenir. Acı veren şey ete,kana ve diğer uzuvlara dağıldığında ruha bu acıdan çok az bir şey isabet eder. Ama bu acılar içerisinde doğrudan doğruya ruha isabet eden,parçalara ayrılmayan bir acı bulunursa o gerçekten büyük,şiddetli ve dayanılmaz olur. Ki bu da ruhun bedenden ayrıldığında hissedilen acıdır.’’

Hz. Aişe(ranh) şöyle demiş; ‘’Hz.Peygamber’in (s.a.v) vefatının şiddetini gördükten sonra artık hiç kimsenin ölümünün kolay oluşuna imrenmem’’ !

Rivayete göre Hz.ibrahim(a.s) vefat ettiği zaman Allah Teala kendisine : ‘’Halilim! Ölümü nasıl buldun?’’diye sordu, ‘’ıslak yün yumağının içine bastırılmış kızgın bir şiş gibi hissettim’’diye karşılık verdi. Bunun üzerine Allah(c.c) ‘’unutma ki biz o ölümü sana kolaylaştırdık’’buyurdu. Musa(a.s) ile ,ilgili de benzer kıssa kitapta mevcut.

Buhari den bir hadis daha ; ‘’sizlerden herhangi biri,gideceği yeri bilmeden,hatta yerinin cennet mi cehennem mi olduğunu görmeden bu dünyadan ayrılmaz’’.

Altını çizdiğim satırların hepsini tabiki de yazmayacağım lakin şunu paylaşayım özetle İmam Gazalinin Ölüm ve Sonrası kitabı ,ölüm anında insanın yaşayacaklarından başlayarak sırasıyla kabir hayatı,münker ve nekir meleklerinin özelliklerinden tutunda mahşer yerinin özellikleri ve son duraklar olarak cennet cehennemin mertebelerine kadar her şeyi anlatıyor. Bunları okuyup korktuktan sonra ise kitabın sonunda Allah(c.c)ın rahmetiyle karşılaşıyorsunuz. Ahirette karşılaşmayı umduğumuz gibi…. Herkese iyi okumalar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder