uyku eğitimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uyku eğitimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Aralık 2018 Pazar

Sleep Lady İyi Uykular, Tatlı Rüyalar- Kim WEST

Elif Reyyan’ın 3-6 Ayları Özeti 
Bizim için bu dönem bir kitap özeti mahiyetindeydi; Uyku Eğitimi...
4.ayımızın en büyük gündemi.
Bugün 9.ayda hala ara ara yardım aldığım bir inceleme kitabı benim için; Sleep Lady İyi Uykular, Tatlı Rüyalar


4.ayda gelen büyüme atağı ve uyku gerilemesi ile birlikte yenidoğan halimizi mumla aramakla birlikte bir de çözüm arayışına girmiştim.

Uyku eğitimi verilmeli mi?
Çocuğa bir zararı dokunur mu?
O müthiş soru; ağlayacak mı?
Bir bebek niçin ağlar? 
Ve daha nice deli sorular...
Hepsinin cevabını bularak ilerlemeye çalıştım bu süreci.
Çocuk eğitimiyle ilgili bir çok ekol bulunsa da şuan revaçtakiler; kontrolcüler ve doğal ebeveynciler... iki akımında şişirilerek sunulduğunu düşünürsek biraz ondan biraz bundan gitme taraftarıyım ebeveynliğimde.
O yüzden küçükken tutulacak istikamet aslında ileride bebeğiniz büyüdüğünde radikal değişimler yapmanızı önlüyor olacaktır.
Bu nedenle en baştan ileride değiştirmek isteyeceğiniz yöntemlere başvurmamak önemli.

Eğer illa bir şeyler değişecekse felsefem çocuğu hırpalamadan soft geçişlerle bir şeyleri değiştirmek yönünde. Bunun da biraz daha zor, yavaş ve süreç içerisinde tekrar bozulabileceğinin ön kabulündeydim.
Doğumdan itibaren; kucakta, dolaşarak, ninni ile uyuttuk kızımı hep.
5.ay itibariyle Elif Reyyan artık çok ağırlaşmıştı kucakta gezindirirken kıpırdatmadan uyutmak bir mesele haline gelmiş sonra onu yatağına koymak apayrı bir mesele olmuştu. 

Çoklu desteklerden yavaş yavaş sıyrılmalıyım dedim ve önce gezinti işini noktaladım. Kucağımda benimleyken başka şeye ihtiyacı olamaz düşüncesine sığınarak kucağımda uyutmaya başladım. Tabi yine kucaktan yatağa geçerken sorun oluyordu. Kim West'in 3 gün kuralını takip ettikten sonra, en azından 1 destek tarafında kalmalıyız dedim ve Elif Reyyan’ı yatakta uyumaya alıştırdım. Tabii ki yanında ona sarılmak, okşamak, pışpışlamak kaydıyla...

Soft geçişlerle verdiğiniz uyku eğitiminde sıkıntı yok. Sanıldığı gibi ağlamaklı da olmadı. Önce itiraz etti bağırdı, ninniler ile savuşturdum. Sonra yine protesto bayrağını çekti bende temas ile rahatlatma yolunu seçtim ve böyle böyle 3 günde Elif Reyyan kendi başıma uykuya gitmeyi öğrendi.
Sallanarak hipnotize olmak yerine bu şekli sevdiğini bile düşündüm.

Evet Kim West’in Yöntemi elbette bu değil. Onda sıfır gözyaşı gibi bir vaat de yok. Neden ağladığını bilecek ve tahammül edeceksiniz mantığında kitap. 
Biz henüz çok küçük olduğumuz için eğitimden ziyade daha doğru alışkanlık kazanmasını sağladık bu dönemde.(Bugün iyiki öyle yapmışız diyorum. Aylar ilerledikçe işler özellikle uyku konusunda daha da karışıyor. En azından bizde öyle oldu; her geçen gün bozulma yaşandı.)

Böylelikle yeni uyuma tarzımız yanına uzanarak pışpışlamak şeklinde oldu. Elif Reyyan'ın yatağı anne yanı yatak olduğu için bizim içinde zor olmuyordu; yanına uzanmak.

3-6 aylarda ilk zamanlar biraz sıkıntılı olsa da kısmi olarak verdiğimiz uyku eğitimi sayesinde son zamanları gayet iyi tamamladık.

Gece uykuları açısından 3-6 aylarım 0-3  Aylarıma kıyasla çok daha beterdi. Dönmeye çalışması gelişimsel olarak ciddi bir sıçrama ve onun etkisi ile; “uykusuz her gece nakaratı🎧” dilime pelesenk olmuştu.
Gece de 3 kere uyanıyorsak mutlu ve sevinçli oluyorduk o sabah...

Son aylarımızda artık bir düzen oturmuştu.
Beslenmelerimiz, uykularımız oldukça programlıydı. Sadece akşam 7de deki uyku saatimiz 8 e çekilmişti. Bunu Reyyan'ı gözlemleyerek doğalında yaşamıştık. Kitabı okuduğumda farkettim meğer öyle olması gerekirmiş...

Uyku disiplinini, saatlerini, uyku matematiğini hep bu kitaptan öğrendim diyebilirim. Ve kendimdeki bilgilerle, güdülerimle harmanlayarak oldukça istifade ettiğim bir kitap haline dönüştürdüm.
Genelde kitap özetlerimde anektodlar paylaşsam da bu kitap bir yöntem kitabı olduğu için ve çok kapsamlı olduğundan altı çizili satırlarım arasında herhangi bir bağlantı yok.
Çünkü kitap kendi içerisinde bölümlerden oluşuyor. Herhangi bir kısmı açıp bakabileceğiniz bir başucu kitabı mahiyetinde. O nedenle genel düşüncemi belirtmenin yeterli olabileceği kanaatindeyim..

Uyku eğitimlerine genel olarak bakış açımızın Ferber yönteminde kaldığını gözlemliyorum.
Nedir Ferber yöntemi?
Pedogojik olarak yanlışlığı ispat edilen odada yalnız başlarına ağlatılan çocukların en sonunda pes ederek uykuya geçmeleri...
Uyku eğitimi denince insanlar genelde en eski yöntem olarak bunu anlıyorlar.
Oysa Kim West methodu olarak geçen bu kitaptaki yöntem Ferber yönteminden çok daha farklı ve duyarlı.
Zaten sanırım bu nedenle yazar kitabın girizgahında güvenli bağlanmaya verdiği önemden bahsederek, kaynakçalar belirterek yöntemini destekliyor.
Bu tarz yöntemleri anneler kendi çocukları ve güdülerinin sinyalinde harmanlayarak bence çok istifadeli hale getirebilirler.
Biz bu tarz bir yol izledik.

Ve ayrıca bu 3-6 ay kilo durumumuzun en maximum  olduğu zamanlar olarak kalmış ponçik kızım hatırımda. Lakabı ponçikiletta oldu o yüzden. Bu aylardan sonra hareketlenmeler başlayacak ve eski tombikliği kalmayacaktı.
5.ayda tamamen kendi başına oturur hale geldi. Emekleme faaliyetleri ise 6.ayın sonunda bile henüz gündemimize girmedi.
Henüz hareketlenmediği için keyfimce süsleyip fotoğrafını çekebildiğimi de eklemeliyim tabi...

Akabinde oldukça pozitif bir ruhsal gelişim takip etti.
Gülmeler, kahkahalar ufak ufak iletişim kurabilmeler yine bu dönemde başladı. 


Bu arada 4.ayımızda tatile gittik.
Bir bebekle yapılabilecek tatil zamanlamasının en idealinin bu dönem olduğunu da ilerleyen aylarda gördük. 
Yaz olması ve Elif Reyyan’ın tam ele avuca gelmiş fakat hareketlenmemiş kıvamda olması büyük nimetmiş. İlk tatilin ne daha küçükken ne de daha büyükken bu kadar kolay olmayabileceğini düşünüyoruz.

6. ay gelişimsel olarak bir dönüm noktasıymış...bunu da gelecek 6-9 Aylık Elif Reyyan yazısında açmak üzere şimdilik konumuzu noktalayalım...

.

10 Eylül 2018 Pazartesi

Yeni Annelere Mucize Çözümler- Tracy Hogg






Okuduğum ilk anne gelişim kitabı olduğundan mı yoksa hakikatinden mi bilemiyorum çok istifade ettiğim bir isim oldu Tracy Hogg...Post-it lerimden de anlaşıldığı üzere...
Her ne kadar okuyalı epey bir zaman olsa da yazımı şimdiye nasip oldu.

Tracy Hogg hemen hemen tüm yeni nesil annelerinin bildiği bir isim... biraz klasikleşmiş.Emekli bir bebek bakım hemşiresi. Çok fazla bebek görmüş, tanımış...tecrübeleriyle de bir danışman haline gelmiş.

Kitabına dönersek; okuması çok rahat, bir çırpıda biten, akıcı ve kolay bir kitap. İçerik değerlendirmesinde ben hep batı ile doğunun bakış açısı farkını önüme mihenk koydum. Çocuk eğitimine dair batıdan aldığımız tüm ekolleri bu şekilde değerlendirmek gerekli. Zira batı çocuklara, bir an önce bağımsızlaşıp uzaklaşması gereken kişiler olarak bakıyor ona göre de eğitim methodu uyguluyor. Bu bize ne kadar uygun?
Bağımsız çocuklar için (sağlıklı) önce bağımlı çocuklar yetiştirmemiz gerekiyor.
Duygusal sıhhati yerinde, herhangi bir yoksunluk ile büyümeyen doygun bir ruh...amaç ve gaye bu olunca batının eğitim ekollerinin hepsi süzgeçten geçmek zorunda kalıyor.

Tracy Hogg bu süzgeçten epeyce geçebilen nadir yazarlardan.
Sağlıkçı geçmişinin bunda payı oldukça yüksek.
Kitabında bir bebeğe ve ihtiyaçlarına dair her şeyi bulabiliyorsunuz.
Beslenme bölümü, uyku bölümü...
Ve Tracy Hogg ile özdeşleşen en çok işime yarayan E.A.S.Y. methodu; Eating (beslenme), Activity (aktivite), Sleep (uyku), Your time (senin zamanın).
Doğumdan itibaren Reyyan'a  bu sıra ile yaklaştık ve çok işimize yaradı.
Ne olarak mı?
Ne için ağladığından emin olmak için.
Aç olduğu için mi?
uyumak istediği için mi?
sıkıldığı veya yorulduğu için mi?
ilk zamanlar bu ayrımı yapmak oldukça zor olabiliyorken bu sırayı takip etmenin faydasını çok gördük. Bu ayrımları yeni anne henüz bilemediğinden bebeği her ağladığında emzirip sonrasında da emzik görevi görüyorum diye hayıflanan bir çaresizlik içerisinde kalıyor.
Bu yöntem ile bebeğinizin tok olduğundan emin olduktan sonra teker teker diğer seçenekleri eliyorsunuz.
Bu sayede annelerin en yüksündükleri; beslenirken uyuya kalmak gibi dertleriniz de olmuyor.

E.A.S.Y methodu haricinde bebek karakter analizi de diğer bi en sevdiğim bölümdü.
Bebek tiplerini anlamak gerçekten ufkumu açtı.
5 tip bebek karaktei vardır diyor yazar; Melek Bebek, Kitap Bebek, Nazlı Bebek, Hareketli Bebek ve Huysuz Bebek.
 Elif Reyyan'ın analizini yaptıktan sonra ona yaklaşırken hep bu anlayışı benimsiyorum.

Bunun yanı sıra 3 gün kuralı da mihenk taşım oldu...Her değişimin sadece 3 gün sıkıntı yaratacağını biliyor ve ona göre davranıyorum.

Kitabı tekrar elime aldığımda neden Tracy'nin bana bu denli yakın geldiğini bir kere daha anlıyorum...
Mevzu uyku...
Aylar sonrasında eğitim ekollerini incelemekten kafası yanmış bir ben olarak altını çizdiğim şu satırlar bir kere daha bana orta yol yolculuğunun (ehli-sünnetin) kıymetini gösteriyor:
Güvenli bağlanma teoremi savunucusu Pat Yearian ve meşhur ağlatarak uyutma eğitimcisi Feber...
Her İki düşünce tarzının da mantıklı yanları olduğu açık bunları savunan uzmanlar çok eğitimli kişiler anlaşılır bir biçimde her iki yaklaşımında ortaya koyduğu meseleler aslında basında sıkça ateşli bir şekilde tartışılmaktadır.

Makul uyku yöntemi (ki bu Tracy Hogg'a ait bir yöntem) her iki düşünce tarzının da bazı yönlerini barındırıyor.

Bırak ağlasın teorisinin bebeği dikkate almadığını ve aile yatağı kavramının ebeveynleri neredeyse yok saydığını inanıyorum benim görüşüme göre bebeklerin nasıl kendi başlarını uykuya dalacaklarını öğrenmeleri gerekir kendi karyolalarında kendilerini güvende hissetmeleri gerekir ama aynı zamanda kendilerini sıkıntıda hissettiklerinde bizim onları rahatlatmamıza da ihtiyac duyarlar aynı zamanda ebeveynlerin de yeterli dinlenmeye kendilerini ve birbirlerine ayıracakları zamanlara ve hep bebek üzerine kurulu olmayan bir yaşama ihtiyaçları vardır ama bebeklerine zamanlarını enerjilerini ve dikkatlerini vermeleri de gerekir. Bu iki hedef grubu birbirleriyle çelişkili değildir.

Bebeğimizi kucağına almanızda ya da ona sokulmanızda yanlış olan bir şey yok ve elbette ağlayan bir bebek uygun şekilde yatıştırılmalıdır sorun daha önce de belirttiğim gibi ebeveynlerin genelde hangi noktada rahatlatmanın bitip kötü alışkanlığın başladığını bilmemeleridir.


Sonuna kadar katılıyorum..

Uyku ve beslenmenin haricinde alt değişimi ve banyo hususlarında da Tracy'nin bir çok yöntemini kullandım.
Dediğim gibi bir an önce bağımsızlaştırma bariyeri haricinde oldukça benim anlayışıma yakındı kitap.Çok istifade ettim.
Tüm yeni annelere ve anne adaylarına şiddetli okuma önerisidir.


6 Temmuz 2018 Cuma

Uykusuz Anne Kalmasın - Tansu Oskay








‘’Uyku öğrenilen bir deneyimdir’’ bunu duyduğum günden beri uykuyu, fizyolojisini ve eğitimini anlamaya çalışıyorum. Anladıklarımı Reyyan üzerinde uyguluyor ve bir sonuç oluşturmaya çalışıyorum. Genel itibariyle minik kuzumun her halinden ötürü şükre dursam da yolunda gitmeyen hallerini de gözlemlemiyor değilim…kısalan gündüz uykuları, bölünen gece uykuları, uykusuzluk ve yorgunluktan bitap düşmeleri bana uykuyla ilgili çalışmalar yapmam gerektiğini artık iyice gösterdi…

Doğumdan sonra ki ilk 3 ay 4.trimester olarak kabul ediliyor. En gelişmemiş doğan memeli insanoğlu olduğu için anne karnında dolduramadığı 12 ayı tamamlamaya gayret ediyoruz aslında. Bu nedenle ilk 3 ay hiçbir eğitimden bahsedemiyoruz. Ancak 4.ay itibariyle bebeğin gelişim durumuna göre eğitimler ufak çaplı başlayabiliyor.

 Eğer ki bebeğinizin yüzü sizden dışarıya doğru döndüyse bu bir işarettir diyor pedagoglar. Kiiii Elif Reyyan artık kucakta bile etrafı seyrederek duruyor. Kucakta, sallanarak, ninniler eşliğinde uyuyor. Uykuya geçerken bile etrafta olan bitenle ilgileniyor. Bu da demek oluyor ki bundan sonra Reyyan ile eğitime başlamadığımız her gün bizim hanemize yazılıyor.

Son zamanlarda nedense birdenbire artan uyku eğitimi bilgilerinin doğruluğunu, yeterliliğini, felsefesini, aydınlatıcı olma düzeyini, akademik ve bilimsel yönünü, bilginin kaynağını ve uzman olduğunu ifade eden uygulatıcının yetkinliğini iyice kontrol etmek gerektiğini düşünüyorum. Bütün bunlardan emin olduktan sonra eğitimi sakince ve tutarlı bir tutumla başlatmak, uygulamak gerekiyor buna da sonuna kadar katılıyorum.


Eğitim denince insanların yüzünde bir ürperti görüyorum. Sanki eğitim vermek gaddarca bir şeymiş gibi…hele uyku eğitimi deyince herkes de aynı ifade ağlatacak mısın?!!

Uyku eğer öğrenilen bir şey ise o zaman eğitimle mümkün olmalı. Fakat bu zamana kadar uyku eğitimi adı altında bebekler beşiklerinde saatlerce ağlatılarak yalnız bırakılmış. Bu da insanlarda bir ürperti meydana getirmiş.
 Aslına baktığımızda güdülerimiz bizi ne kadar doğru yönlendiriyor. Bir bebek, beşikte yalnız, saatlerce ağlıyor! Hiçbir annenin buna yüreği razı gelemez. Öyleyse bu methodlojide bir sıkıntı var. Bu yüzden pedagoglar 'yalnız bırakılarak ağlatılan' uyku eğitimi yönteminin çocukların psikolojisinde çok ciddi dezanformasyona yol açtığını belirtiyorlar.
Şiddetle karşı çıkılan bu uyku yöntemi artık oldukça demode olmuş durumda bunun yerine Ağlatmadan Uyku Eğitimi kitapları, yöntemleri geliştirilmiş.
Tansu Oskay’ın kitabı Uykusuz Anne Kalmasın bu kitaplardan. Tansu hanım bir pedagog…Bu tarz çocuk eğitimlerini pedagoglarca değerlendirmek çok daha sağlıklı. Hele ki uyku konusunda önüne gelen uyku koçu, danışman vs olmuşken.

Uykusuz Anne Kalmasın kitabı oldukça basit, kolay ve akıcı bir dile sahip. Kitabı eşim bile çok hızlı okudu. Bir çırpıda okunacak kitaplardan.
Ağlatmadan uyku eğitiminde bebek pes ettirilmez, uygun şekilde bir nevi avutulur diyor yazar. Methodunu bunun üzerine inşa ediyor. Ve ayrıntılarıyla anlatıyor. 
Özetle; bebeğimizi yatağında yalnız bırakmamak, taleplerine muhakkak cevap vermek fakat huzursuzluğunda kendini regüle edebilmesine de izin vermek gerekliliğini savunuyor.
Yani aslında kitabın başlığındaki ağlatmamak sadece yalnız ağlatmamayı kapsıyor. Yatağında uyumayı reddeden çocuk mızmızlanıyor ve hatta ağlıyor o esnada kucağa alıp tekrar bırakmak çocuğu dindirmiyor o zaman da çocuğun kendini regüle etmesi gerektiğini, müsade edilmesi gerekliliği belirtiliyor.
Bu meseleyle ilgili bir kaç kitap ve pedogogun da yöntemi zihnimde dönüp duruyor... harmanlanmış haliyle ilgili başka bir yazı slotu açacağım. Orada irdeleyeceğim doğruluk kavramlarını...


Kitaptan kendime not aldığım en önemli şey ise 3 defa üst üste yapmayın kuralı…
Ne demek bu?
Verilen eğitimin unutulmaması, bozulmaması adına yapacağınız kaçamak, gezi vs..3 günü aşmasın demek. Yani uyku eğitimi verilen bir çocuğun 3 gece üst üste rutini bozulursa o eğitim tekrarlanacaktır. Fakat diğer türlü kaçamaklarda eğitiminiz bozulmaz deniyor kitapta.

Sonra yine dikkat edilmesi gereken bir husus; destekli uykuya geçişten, desteksiz uykuya geçişi sağlayabilmek adına 6.aya kadar beyaz gürültü-pışpışlamalar ile uykuya geçiş deteklense de 6 aydan sonra kesilmesi gerektiği ve bundan sonra ninnilerle devam edilebileceği vurgulanıyor.

Uykuya geçiş nesnesi ise birçok uzman tarafından öneriliyor. İdeal  kullanımı ise 6- 7 ay arasındaki dönem olduğunun altını çiziyorum.

Uyku eğitimi verilen çocuk ne zaman kendi odasına geçirilmeli? sorusuna ise,
Çocuk psikolojisinde birçok yaklaşıma göre çocuk 6 ay 1 yaş aralığında kendi odasında yatmaya yönlendirilmelidir cevabı veriliyor.
Bunu yapıp yapmayacağımdan henüz emin değilim. Yine Reyyan’ın gelişimi bunu yönlendirecektir diye tahmin ediyorum.

Kitap ekseriyetle uykunun fizyolojisi, eğitimi üzerine kurgulanmış oldukça akıcı, bilgilendirici ve dahi yüreklendiriciydi.
Bir pedagogun ağzından teskin edici olarak sunulmuş okuyucuya. Biz beğendik bilgilerinize sunalım istedik…